28 Ocak 2024 Pazar
Gazze'de savaş devam ederken Türkiye'de Yahudi olmak
27 Ocak 2024 Cumartesi
Jerusalem Post Gazetesi'nin bugunku yazisindan bir alinti
UNRWA, 7 Ekim Katliam'ına katılan çalışanları üzerine ateş altında;
Cuma günü UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini, İsrail'in UNRWA'ya örgüt çalışanlarından bazılarının 7 Ekim katliamına karıştığı iddiasıyla ilgili bilgi sağladığını söyledi.
Lazzarini, "Teslis'in insani yardım sağlama gorevini korumak amacıyla, bu personelin sözleşmelerini derhal feshetme ve gerçeğin gecikmeden ortaya çıkması için soruşturma başlatma kararı aldım" dedi. "Terör eylemlerine karışan herhangi bir UNRWA çalışanı, cezai kovuşturma da dahil olmak üzere sorumlu tutulacaktır."
26 Ocak 2024 Cuma
Gazzelilere ağlayanlar..peki ya diğerlerine neden üzülmüyorlar?
25 Ocak 2024 Perşembe
Hague'tan çıkacak bir karara doğru kimi ana notlar
Güney Afrika'nın Hague Mahkemesine sunduğu iddiaları reddeden İsrael ekibi, mahkemenin bu dava üzerinde yargı yetkisine sahip olmadığını savundu.
Pretoria, Gazze'deki durumun görüşülmesi için İsrail büyükelçiliğine çok sayıda talepte bulunduğunu ancak herhangi bir yanıt alamadığını iddia ediyor.
İsrail hukuk ekibine liderlik eden İngiliz uluslararası hukuk uzmanı Malcolm Shaw, Güney Afrika'nın mahkemeyi yanılttığını, İsrael'in aldığı diplomatik notalara verdiği yanıtların kesin tarihlerini ve Güney Afrikalı ve İsrailli yetkililer arasında bu konuda konuşmak üzere toplantı yapılması yönündeki teklifleri öne sürdü.
İsrael ekibi ayrıca, İsrael'in Gazze sakinlerine insani yardım sağlama çabaları göz önüne alındığında, soykırım iddialarının tamamen inandırıcılıktan yoksun olduğunu savundu. Bu çabalar arasında İsrael'in Gazze Şeridi'ne sınırsız miktarda yakıt, yiyecek, su ve tıbbi malzeme girmesini sağlaması da yer alıyor.
Doktor Galit Raguan, İsrail askeri operasyonunun başlangıcından bu yana IDF'nin Gazze halkına nereye kaçmaları ve kendilerini bombalamalardan nasıl korumaları gerektiği konusunda talimatlar içeren milyonlarca broşür bıraktığını kaydetti. Ordu tarafından Gazzelilere 70.000 telefon görüşmesi yapıldı ve benzer açıklamalarla bu hamlelerin İsrail'in soykırım politikaları benimsediği iddialarıyla tamamen çeliştiği vurgulandı.
“Hala daha şaşırtıcı bir şekilde davacı taraf bu çabaların bizzat soykırım niteliğinde olduğunu iddia etmektedir.
Hague'a Başvuran devlete göre, sivillere verilen zararı hafifletmeyi amaçlayan bu tedbirler, İsrail'in soykırım yapma niyetinin kanıtıdır....(!)
Oysa gerçekte Israel'in çabaları iddiaların tam tersini kanıtlamaktadır" dedi Raguan.
Ayrıca, İsrael mahkemeye, "Hamas" 'ın, Israel'in insani çabalarının aksine, ihtiyaç sahipleri için Gazze Şeridi'ne aktarılan yardım malzemelerini çaldığını ve istiflediğini hatırlattı.
İsrail hukuk ekibi ayrıca, Güney Afrika Cumhuriyeti;nin Hamas'ın 7 Ekim'den bu yana yaptığı her şeyi göz ardı ettiğini, sanki terör tünelleri yokmuş, sivil kılığına girmiş teröristler yokmuş, güvenli bölgeleri, okulları ve camileri istismar eden Hamas ajanları yokmuş gibi davrandığını da hatırlattı.
Israelli masum, sivillerin, bebeklerin rehine olarak tutuldukları gerçeğinin unutulduğu belirtildi.
Güney Afrika'nın şikayetinin İsrail hükümetinin vatandaşlarını savunma hakkını ve yükümlülüğünü reddettiği söylendi.
''Şaşırtıcı bir şekilde Mahkemeden, İsrail'i askeri operasyonlarını askıya almaya çağıran geçici bir tedbir belirtmesi istendi. Ancak bu, İsrail'in kendi vatandaşlarını, rehineleri ve evlerine güvenli bir şekilde dönemeyen ülke içinde yerinden edilmiş 110.000'den fazla İsrailliyi savunmaya yönelik yasal yükümlülüklerini yerine getirme yeteneğini reddetme girişimi anlamına geliyor'' diye belirtti Becker.
Israel Dışişleri Bakanı Israel Katz Hague'taki bu duruşmanın, Güney Afrika'nın gerçek yüzünün, bebekleri, çocukları, kadınları ve yaşlıları insanlık dışı bir şekilde katleden bir terör örgütünün nasıl sadık bir temsilcisi olduğunu ortaya çıkardı.” dedi.
22 Ocak 2024 Pazartesi
Yoksa bir bilmediğiniz mi var?
"İSRAİL" öylesi bir büyüteç altında tutulmasına rağmen " NEDENSE" (!??) kimseyi umursamıyor.
Bütün dünya soluğunu tutmuş onu izlerken, bile bile " canlı yayında" Gazze'deki " Shifa Hastanesi'ni" vuruyor.. .
Yani göz göre göre...
Aklını kaçırmış gibi.
Sanki herkesin nefretini üzerine biraz daha üzerine çekmek ister gibi, onu bir kez daha boykot etsinler, ilişkilerini kessinler ..şeytanlastırsınlar, nefret etsinler diye.
Bundan çok memnun gibi!!!
Tüm uluslara karşı gelmek?!!
Kimse duruma bir kez olsun farklı taraftan bakmıyor!
Israel'in Gazze'de verdiği mücadelenin, düştüğü çaresizliğin bir sonucu olabileceğini?
Bu durumun; ya siz ya onlar gibi bir çaresizlik olabileceğini?
Siz olsaydınız ne yapardınız, diye sorayım mı?
"Israil" değil!!!!!!!!! SİZ?
Yaklaşık 9 milyarlık bir dünya nüfusu içinde tüm ulusların yeniden ve bir kez daha en çok konuştuğu bu bitmez mevzunun baş rol oyuncusu: " Zalim İsrail" 'in belki de düşündüğünüz gibi olmadığını, o çok adil düşüncenin, bildiğinizi sandığınız tarafların rollerinin yanlış algılanmış olabileceğini??
Mazlumun o kadar da mazlum olmayabileceği kimsenin aklına gelmiyor.
Hastaneler, okullar, yuvalar, hatta mezarlıklar.....alelade insanların yaşadıkları tüm mekanlar ve bu yerlerde eğitim gören, öğrenen, uyuyan, gezinen, koşuşan çocuklar, birilerine karşı saldırı amaçlı olarak kullanıldığı andan itibaren, bu yerler ve masum olarak kabul edilen ve nitelenenler hedef olarak vurulduklarında dünyanın hangi tarafı gerçekten suçlaması gerektiğini şaşırması ilginç bir durum oluşturuyor.
Moral değerleri sıfır olan vahşilerin burada çevirdikleri oyunları anlamaz gibi yapan bir diğerleri tarafından, yaşananları, gelişmiş toplumların kriterleriyle değerlendirenler sorumluluğun tümünü, " ölmemek için öldürmeye mecbur bırakılan" tarafa atarken, yargıda yapılan bu hataların çoğu kez bilinçsizlikten değil kasıtlı oldukları açıktır.
Dinleri ve ırkları ne olursa olsun, tüm ulusların ortak düşmanına, radikalizme karşı durmak yerine, kendisini en zalim koşullarda savunmak zorunda bırakılan bu ülkeye kendisini savunmasına bile izin vermeden her Allahın günü giyotine gönderenler ve maruz kaldığı açık haksızlıklara çanak tutanlar, Yahudileri yok etmek için kutsal kitaplarına yemin edenlere karşı mücadelesinin yanında onu bir kez daha yanlızlaştıran ve zayıflatanlar hiç bir hak ve hukuktan bahsedemeyecek kadar insanlıktan uzaktırlar.
Tüm ulusların önünde yargılanan tek toplum olan Israel, 2000 yıllık diaspora'da yaşanmışların sonunun hala gelmediğinin bilinciyle ve ensesinde soluyan antisemizm rüzgarıyla savrulmamak ve ayakta kalmak için hala mücadeleye devam ediyor..
Batya Ruso Galanti
21 Ocak 2024 Pazar
AM ISRAEL HAY
Herkesin gözlerinin önünde bir ülkede meydana gelen bir kıyım tüm dillerde...
Amerika, Rusya ya da Çin gibi süper güç olmayan bir ülke bu.
'Irak'ta, Uygur'da ya da Suriye'de eline geçirdiğini istediği gibi cezalandıran güçte ve büyüklükte olan diğerlerinden biri değil.....
Arkalarından kimsenin iz sürmediği süper güçlerin istedikleri gibi at koşturdukları dünya arenasında devam eden bir çok uluslararası çekişmelerin, toplumsal kavgaların ve iç çatışmaların arkasında kimin haklı kimin haksız olduğunu bile bilmeyen, çoğu cahil insan kitlelerinin, menfi durumların ışığında belirlenen politik çizgiye göre tutulan taraflara verilen haberlerin istenildiği gibi yutturulduğu dünya...
Oysa senelerdir ölen yüzbinlerce Suriyeli için Champs-Elysées'de kimselerin gösteri yapmadığının farkında değiller.
Paris'teki cafe'lerde croissants'larını yiyenlerin, kaldırımdaki günlük konuşmalarının içinde Yemen'de her gün birbirlerinin boğazlarını kesen Araplar yer almıyor. Ancak konu Gazze olunca nereye gitseniz insanlar kahrolma modunda, Barcelona'da, Madrid'te, Londra'da...
Kahvaltıdaki Corn Flakes kasesinin içindeki gevrekleri kaşıklayan Amerikalı genç, sabahın ilk saatinde gireceği dersten evvel, eğitim gördüğü. dünyanın en nitelikli eğitim kurumunun görkemli kompleksindeki kocaman avluda bir diğerleriyle biraraya gelerek, Afrika'da milyonlarca çocuğun hakları için kendini yormuyor.
O çocukların açlıktan ölmemesi için küçük parmağını bile kımıldatmıyor Harvard ya da Colombia
Afrikalı yatırımcılar Amerika'daki üniversiteleri besleyecek kadar kuvvet ve itibar sahibi değiller daha..
Katar gibi, petrol zengini ülkelerse, sadece direk olarak İslamist terör örgütlerine değil dünyanın en ( ?! ) saygıdeğer yüksek öğrenim kurumlarına da bol maddi destek vermekteler.
Hal böyle olunca, bu kurumların nasıl da bu ülkelerin karanlık çıkarlarının maşaları haline geldiklerini anlamak zor olmuyor..
Tüm bu kayıtsızlığa karşı, dünyanın en büyük haber sitelerinin, her an, dakika dakika izlediği, adım adım takip ettiği, her hatasını, her kusurunu, hiç bir ülkeyi gözlem altında tutmadığı kadar tuttuğu, Ortadoğu haritasında bir noktadan bir parça daha belirgin büyüklükte olan bir ülke var ya işte o ve onun mücadelesi her Amerikan öğrencisinin, her insan hakları savunucusunun en büyük ilgi noktası durumunda.
Bu insanlara göre, bu ufak ülke, böylesi bir büyüteç altında tutulmasına rağmen, kimseyi umursamıyor.
Bütün dünyan soluğunu tutmuş onu izlerken, bile bile " canlı yayında" Gazze'deki " Shifa Hastanesi'ni" vuruyor.. .
Yani göz göre göre...
Aklını kaçırmış gibi.
Sanki herkesin nefretini üzerine bir parça daha çekmek ister gibi, onu bir kez daha boykot etsinler, ilişkilerini kessinler diye...
Tüm uluslara karşı gelmek istermiş gibi
Kimse duruma bir kez olsun diğer taraftan bakmıyor
Israel'in Gazze'de verdiği mücadelenin, düştüğü çaresizliğin bir sonucu olabileceğini?
Ya siz ya onlar gibi bir çaresizlik olabileceğini?
Yaklaşık 9 milyarlık bir dünya nüfusu içinde tüm ulusların yeniden ve bir kez daha en çok konuştuğu bu bitmez mevzunun baş rol oyuncusu: " Zalim İsrail" 'in belki de düşündüğünüz gibi olmadığını, o çok adil düşüncenin, bildiğinizi sandığınız tarafların rollerinin yanlış algılanmış olabileceğini??
Hastaneler, okullar, yuvalar, hatta mezarlıklar.....alelade insanların yaşadıkları tüm mekanlar ve bu yerlerde eğitim gören, öğrenen, uyuyan, gezinen, koşuşan çocuklar, birilerine karşı saldırı amaçlı olarak kullanıldığı andan itibaren, bu yerler ve masum olarak kabul edilen ve nitelenenler hedef olarak vurulduklarında dünyanın hangi tarafı gerçekten suçlaması gerektiğini şaşırması ilginç bir durum oluşturuyor.
Moral değerleri sıfır olan vahşilerin burada çevirdikleri oyunları anlamaz gibi yapan bir diğerleri tarafından, yaşananları, gelişmiş toplumların kriterleriyle değerlendirenler sorumluluğun tümünü, " ölmemek için öldürmeye mecbur bırakılan" tarafa atarken, yargıda yapılan bu hataların çoğu kez bilinçsizlikten değil kasıtlı oldukları açıktır.
Dinleri ve ırkları ne olursa olsun, tüm ulusların ortak düşmanına, radikalizme karşı durmak yerine, kendisini en zalim koşullarda savunmak zorunda bırakılan bu ülkeye kendisini savunmasına bile izin vermeden her Allahın günü giyotine gönderenler ve maruz kaldığı açık haksızlıklara çanak tutanlar, Yahudileri yok etmek için kutsal kitaplarına yemin edenlere karşı mücadelesinin yanında onu bir kez daha yanlızlaştıran ve zayıflatanlar hiç bir hak ve hukuktan bahsedemeyecek kadar insanlıktan uzaktırlar.
Tüm ulusların önünde yargılanan tek toplum olan Israel, 2000 yıllık diaspora'da yaşanmışların sonunun hala gelmediğinin bilinciyle ve ensesinde soluyan antisemizm rüzgarıyla savrulmamak ve ayakta kalmak için hala mücadeleye devam ediyor..
Batya Ruso Galanti
Italya'da bir restoran
Musterilerin Israelli olduklarini ogrendigi an Siyonistlerin restoraninda yerleri olmadigini soyleyip onlari asagilayarak antisemit soylem...
-
Un an après le pogrom du Hamas ! En tant qu'Israélienne et juive d'origine turque, on m'a souvent posé des questions sur le c...
-
NE TATLI DİLDİR ŞU LADİNO Geçen akşam annem bize yemeğe geldi.. Baktım oturdu oturmadı teyzemi...